Description
“Karanlığın gölgesinde doğan, ışığın peşinden koşan bir yaşam…”
Paris’in nostaljik atmosferinde 1930’ların Labat Sokağı… Neşe ile kederin, hayal ile gerçeğin iç içe
geçtiği bu dokunaklı anlatıda, öksüz bir çocuğun yaşam mücadelesi, hüzünle yoğrulmuş ama umutla
ışıldayan bir öyküye dönüşüyor. Robert Sabatier, zarif bir şiirsel dille çocukluğun masumiyetini,
dostluğun iyileştirici gücünü, yaşamın gizli mucizelerini ve insan olmanın benzersiz hallerini anlatıyor.
Dünyayı sessizce izleyen küçük bir çift göz… Labat Sokağı’nın renkli ama karmaşık ve çoğu zaman
acımasız dünyasında, küçük Olivier’nin kaderin kırılgan ipleriyle örülmüş yaşamı, her ayrıntısı farklı
bir duyguyu yansıtan bir mozaik gibi şekilleniyor. Madam Papa’nın yüreğindeki şefkat, Bougras’ın sıra
dışı ruhundan taşan öyküleri ve Mado’nun büyüleyici dünyası, Olivier’yi ayakta tutan dostluk bağlarıyla
sarmaş dolaş oluyor. Olivier’nin minik yüreğine ağır gelen bir geçmiş ve yaşamın sert gerçekleriyle
çarpışan hayalleri onu her geçen gün daha da karmaşık bir labirentin içine çekiyor.
